YuvarlakDünya

Yuvarlak Dünya, ne kadar yuvarlak birde bizim açımızdan bakın

Genel

Dünya Kupası demişken evladım Dzemaili’yi anmadan olmaz

Blogu yakından takip edenler benim Dzemaili hayranlığımı bilirler. Ritüel konseptinde “Galatasaray’da hakkının bir türlü verilmediğine inandığınız isim?” sorusu bana sorulsa vereceğim cevap Blerim Dzemaili olurdu.Hakkı yendi çünkü. Gerçek anlamda kaliteli bir isim olsa da Hamza Hamzaoğlu onun için “temposuz” demişti. Oysa tempoyla yaşayan bir isim. 4-2-3-1’e o kadar çakılı kaldık ki Dzemaili’nin 8 numara gibi yapamadığını konuştuk durduk. Oysa 4-3-3 adına ideal tamamlayıcıydı, hatta 4-2-3-1 gibi bir düzende 10 numara adına dahi kıymetli alternatifti.14 yabancılı düzene geçtiğimiz sezona 7 yabancıyla girdiğimizi hep yazmışımdır. Transfer son günü Telles’in kiralanmasını geçtim, Dzemaili de Genoa’ya ücretinin yüzde 70’i ödenerek kiralanmıştı. Bilal Kısa, Jem Karacan gibi isimlerle orta saha rotasyonu oluşturuldu. Burada Bilal Kısa’yı kötülemiyorum da tablo buydu.İtalya’da kalitesini gösterince de Galatasaray’a geri döndüğünde elinde teklifle geldi. Tutabilirdik ama şartları zorlamadık. Sneijder’in olduğu yerde 4-2-3-1 oynuyorsunuz, Selçuk İnan / Dzemaili orta sahası da o anlamda yapamadı. Bologna’ya da 1.3 milyon avro karşılığında satmış olduk. Galatasaray kariyeri hayal kırıklığı görünse de zarar etmiyorsunuz. Doğru futbolcu çünkü.Dzemaili de o zamandan bu zamana İsviçre Milli Takım’ında 11’deki yerini kaybetmedi. Bugün Dünya Kupası’ndalar ve Brezilya karşısında iyi bir görüntü verdiler. Dzemaili’nin bir önceki Avrupa Şampiyonası’nda da görüntüsü iyiydi. Galatasaray’a dönelim. Yeni dönemde ağırlığın 4-3-3 olacağını düşünüyorum, Fernando / Belhanda arasına da 2. bir Belhanda diyoruz. Israrla bana isim sorsanız da ben tarzı dile getiriyorum. Mesela Dzemaili’nin oyun tarzı buna uyuyor. 4-3-3 için orta sahaya ara taşı niteliği taşıyor. Alalım diye demiyorum, tarzın altını çizmek adına yazıyorum. Şöyle diyeyim, Fatih Hoca’nın eline gelse büyük katkı alırdı.Tempolu, topla dikine çıkma özelliği yüksek, teknik ve 10 numara özelliği de taşıyan bir orta saha. Tam bu ligin futbolcusuydu da, karambolleri de bir o kadar sever. Ceza sahasının çevresinde ve içine girişleriyle çok gol bulurdu. Tabii bunu doğru teknik adamın elinde yapardı. O ise belki de en gelmemesi gereken dönemde Galatasaray’a geldi..Bir SC nostalji diyelim yine, tekrar okumak isteyenler için;