YuvarlakDünya

Yuvarlak Dünya, ne kadar yuvarlak birde bizim açımızdan bakın

Genel

Aşkınlık ve Aşığın halleri .

NOT: Çok dikkatli olun.Bir çok insan mürşid adı altında büyü yapıyor.Bir daha ondan ayrılmanız zor oluyor.Sonra başta psikolojik sebepler başka travmalar yaşıyorlar.Kendine öyle bağlıyor ki bir daha onsuz nefes almak bir yana her şeyinizi kaybediyorsunuz.Allah korusun dikkatli olun.Yalanı yanına sokmayan bir anlayışa sahip Tasavvuf ehli, “Aşık”lığın dört halinden dem vururlar: Kabz, Bast, Sekr ve Sahv. Bu yazımızda bu hâlleri açmaya gayret edeceğiz…Kabz:Arapçada, tutmayı ifâde eden bir kelimedir. Daralma, kapanma gibi manaları da vardır.(1) El-Kâbıd esması ile zuhur eden bu hâl ile Aşık; iç daralması, kaygı ve korku dolu olduğundan kendi içine kapanmaktadır. Bu bezginlik ile kimi Aşıklar, ilahi ilham yoluyla sitemli dörtlükler ortaya koyarlar.Bu kadar cevretme aziz SultanımYa n’olur insafa gel bazı bazıHalime rahmeyle ruhi revanımBendêne keremler kıl bazı bazıAşık Hasan HüseyinZorlu bir süreç olan kabz halinde, kişi ne kadar bu halden kurtulmaya çalışsa da aksine süreci daha fazla uzatmaktadır. Yaratıcının bu sınavını kabullenip sınavın bitmesini beklemek en hayırlısıdır. Tıpkı bir bataklık gibi, çırpındıkça daha fazla içine batmanız kaçınılmazdır.Bast:Arapçada, tutukluk (kabz) halinin zıddı olan zihnî açıklık, kalbî rica, niyaz, yalvarma hali. Bast, hal olarak; kabul, lütuf, rahmet ve ünse işarettir.(2) Kabz halinin arkasından gelen bast hâli, salikin daralmadan kurtulup genişliğe ermesini müjdeler. Kabz ve bast hallerinin arka arkaya gelmesi, ‘Zül Celali Vel İkram’ esmasının zuhuru olarak da nitelendirilebilir. Celali ile daraltıp, ikramı ile de mutlu eden yaratıcının yüceliğine vurgu yapılmaktadır. Bast, ümit duygusunun yoğun yaşandığı bir hal olduğundan mütevellit, kabz halinin farkında olan kimse bast halinin de geleceğini bildiğinden, celalin sonunun ikram ile olacağını da bilir ve bu sebeble kabz haline sabretmeyi de öğrenmektedir.Bast halinin zevkine kapılanların bazen ayakları sürçer ve manevi hallerini yitirirler. Nitekim sufîler, “şathiyyat” denilen sözleri genellikle bast halinde söylemişlerdir.(3) Kaygusuz Abdalve Yunus Emre gibi tasavvuf erbabı büyük şairlerin şathiyeleri, bu duruma örnek teşkil etmektedir.Ademi balçıktan yoğurdun yaptınYapıp da neylersin bundan sana neHalk ettin insanı saldın cihanaSalıp da neylersin bundan sana neBakkal mısın teraziyi neylersinİşin gücün yoktur gönül eğlersinKulun günahını tartıp neylersinGeçiver suçundan bundan sana neKaygusuz AbdalSekr:Arapçada, sarhoşluk demektir. Kalbe gelen varidin etkisiyle, sâlikin ihsastan sıyrılıp, gaybete düşmesidir. (4)Bu hâle düşen Aşık, gerek yaptıklarından gerek söylediklerinden mesul değildir. En önemli örneklerden biri, Hallac-ı Mansur’un bu hal ile söylemiş olduğu ‘Ene’l Hakk’ sözüdür. İlahi cezbe ile söylenmiş bu söz, şerî kurallara ters görüldüğünden, Hallac’ın canına mal olmuştur. Edebiyatta sekr halinin en güzel örneği ise Mecnun’dur. Sürekli sekr halinde olması, her kişiyi Leyla olarak tanımlamasının sebebidir. Sarhoşluğun verdiği ferahlık ve bilinç açılmasını, sekr halinde görmek de mümkündür. Herkesin en rahat anlayacağı şekilde söylemek gerekirse sekr hali, içmeden sarhoş olmaya benzer, birçok benzerliği görmek mümkündür.Sekr haline bürünen aşıkların vahdetname olarak bilinen nefesler icra etmesi de ilahi sarhoşluğun yoğunluğunu göstermesi açısından önemlidir.Daha Allah ile cihan yok ikenBiz ani var edip ilan eyledikHakk’a hiçbir layık mekan yok ikenHanemize aldık mihman eyledikEdip HarabîSahv:Uykudan uyanmak ve bulutsuz gün anlamlarındaki Arapça bir kelimedir. Cürcânî sahv’ı; kulun, yitirdiği hisleri tekrar kazanması şeklinde tanımlar. (5)Sekr halinden çıkan Aşık, sahv haline bürünür ki manevi sarhoşluk ile söylediği sözlerin ve ilahi ilhamın manasını anlamış ve hayatına entegre etmiş olacaktır. Sekr halinde iken yüz çevirdiği veya farkına bile varmadığı dünya hayatına; bakış açısı değişmiş olarak, standart hayatına geri döner.Tasavvuf erbabının nitelendirdiği dört seyir hali de aşıkın halleri ile örtüşmektedir:*Kabz hâli, Allah’ı Seyr,*Bast hali, Allah için seyr,*Sekr hali, Allah ile seyr,*Sahv hali ise Allah’tan seyr’dir.Kabz halinde korku ve kaygıya bürünen Salik, Allah’ın emir ve yasaklarına aşırı önem gösterdiğinden, Allah’ı seyir etmektedir. Bast halinde gelen ferahlıkta ise her yaptığı, yine Allah içindir. Sekr halinde ise coşku ve kendinden geçmişlik ile hâl üzere Allah ile birliktedir, bu sarhoşluğun tesiri de bazen manevi yoğunluğu aşırı hissetmesinden ötürüdür. Sahv halinde ise farkındalığa kavuştuğundan, Allah’tan seyir ederek, yine halkın içinde fakat gönlü ile Tanrı katındadır.