YuvarlakDünya

Yuvarlak Dünya, ne kadar yuvarlak birde bizim açımızdan bakın

Genel

(AB’ye) “Balyoz”?!

(AB’ye) “Balyoz”?!”Önlerine sözün özünü koyun ki okusunlar, anlaşılır biçimde koyun ki takdir etsinler, canlı biçimde koyun ki hatırlayabilsinler ve hepsinden önemlisi doğru olarak koyun ki ışığını takip etsinler.”Joseph Pulitzer…DURUM ANALİZ24Türkiye’den ABD’ye giden “Heyet”in görüş’mesinden çıkan sonuç:TSK’ya kilit “BALYOZ” atamaları ve/veya yere düşen Laik bir çizgi yeni’den yükselişte! FETÖ Balyoz’undan 8 yıl sonra 20 komutan birden– Tümgeneral Levent Ergün: Genelkurmay Harekat Başkanı.– Tuğgeneral Barbaros Kasar: Ege Ordu Kurmay Başkanı.– Tuğgeneral İlkay Altındağ: Özel Kuvvetler Tugay Komutanı.– Tuğgeneral İdris Acartürk: 7. Komando Tugay Komutanı.– Tuğgeneral Sami Yüksel: EDOK Doktrin Komutanı.– Tümamiral Özdem Koçer: Foça Amfibi Görev Komutanı.– Tuğamiral Baybars Küçükatay: İstanbul Boğaz Komutanı.– Tuğamiral Yalçın Payal: Deniz Harp Okulu Komutanı.– Tuğamiral Berker Emre Tok: Donanma Kurmay Başkanı.– Tuğamiral Yalçın Özkütük: Foça Batı Görev Grup Komutanı.– Tuğamiral Hasan Özyurt: Marmaris Güney Görev Grup Komutanı.– Tuğamiral Yavuz Kılıç: Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı.– Tuğamiral Levent Kerim Uça: Çanakkale Boğaz Komutanı.– Tuğamiral Ercan Kireçtepe: İskenderun Deniz Üs Komutanı.– Tuğamiral Cemalettin Bozdağ: Ege Deniz Bölge Komutanı.– Tuğamiral Turhan Ecevit: SAT Komutanı.– Tuğamiral Önder Çelebi: Genelkurmay Yönetim Başkan Yardımcısı.– Tuğamiral Aykut Manioğlu: Deniz Kuvvetleri MEBS Başkanı.– Tuğamiral Murat Dinçman: İngiltere Northwood Üs Temsilcisi.– Tuğamiral İlker Özkan: Deniz Kuvvetleri Teknik Başkanı. Recep Tayyip Erdoğan’ın 28-29 Eylül tarihlerinde Almanya’ya yapacağı ziyaret Alman siyasetinde tartışma yarattı. Sosyal Demokrat Partili Dışişleri Bakanı Heiko Maas ziyareti savunurken muhalefetteki Hür Demokrat Parti’nin (FDP) Genel Başkanı Christian Lindner ziyaret tarihinin sorgulanmaya değer olduğunu söyledi. (30 Eylül 2012) KİTAP ÖzetiKitabın adı: TÜRK ORDUSUNA BALYOZ Em. Org. Ergin Saygun YayınlarıBirinci Basım: Eylül 2012Dördüncü Basım: Eylül 201225 TL414 sayfa(…)Sayfa 18:AB karşıtı değilim. Devletin 50 senelik politikasına karşı çıkmanın bir alemi ve anlamı yoktur. Ancak, AB’ye üye olmak hedefimizse, bunun faturasının ne olduğunu iyi hesaplamak  lazımdır. Bugüne kadar, ne alacağımızı bilmeden çok şey verdik. Hala da ne alacağımız belli değildir. Benim için mesele budur.(…)Sayfa 18:Hiçbir ülkeyi veya kuruluşu Türkiye karşıtı politikalarından ötürü suçlayamam. Herkes kendi menfaati neyi gerektiriyorsa onu yapmaktadır. Osmanlı Almanlar’ın yanında Ruslar’a karşı savaşmak için Galiçya’ya asker göndermiş, hemen sonra Osmanlı’nın Kafkas İslam Ordusu Ruslar’la savaşırken Almanlar Ruslar’ın yanında yer almıştır. 18:Sanırım mesele biraz da bu menfaatlerin korunmasında sebatkar ve ısrarcı olmak, hiçbir ülkeye “Türkler iki gün bağırır susar” dedirtmektir. Devletin saygınlığı da bunu gerektirmektedir.(…)Sayfa 23:Dedemin rakı içme adabı!(…)Sayfa 23:Rakı bir kültürdür.Öncelikle rakıya su, buz, vs konmaz. Rakı küçük kadehlerde ve her kadeh bir seferde içilir. Yani kadeh bölünmez. Rakı sıcak yemekle içilmez. Mezesi hep soğuktur. Rakı soğuk, su soğuk, bardak soğuk, meze soğuk. Kafayı bulmak için değil, sosyalleşmek ve sohbet etmek için, tadında bırakılarak içilir.(…)Sayfa 32:Eşim Nermin, bir iyilik, bir tevazu ve fedakarlık timsali olarak mesleğimin zorluklarını büyük bir tevekkülle karşıladı, bir gün şikayet etmedi. İyi ve kötü günümde her zaman yanımda durdu. Bütün bunları yaparken de kaçınılmaz olarak, sevdiği birçok şeyden feragat etti. Bu dava sürecinde çok yıprandı, sağlığı çok bozuldu. Yine de dimdik ayakta durdu. Pek çok asker ailesinin bizden çok daha zor şartlar altında yaşadıklarını biliyorum. Hepsine kolaylıklar ve sağlıklar diliyorum.(…)Sayfa 35:Devlet içine yuvalanmış, yasadışı bir örgütle karşılaşıyorum(…)Sayfa 38:Çalınan Bilgi ve Belgelerle Sahte Evrak Üretme(…)Sayfa 41:Komplo Düzeni 2: Balyoz’un Yaratılması(…)Sayfa 45:Anayasa’nın Sıkıyönetim İlanı hakkındaki 122. maddesi açıktır:”Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilanını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle…” ilan edilir.(…)Sayfa 47:Her Taşın Altında “Cunta”, Her Yerde “Silahlı Terör Örgütü”(…)Sayfa 55:Kozmik Büro Belgelerini Baransu’ya Kim Verdi?(…)Sayfa 56:Evrak Çalma Neden Suç Sayılmaz?(…)Sayfa 58:Özel Görevli Yargı: “TSK Terör (Suç) Örgütü, Komutanları Teröristtir; Habur’dan Gelenler ‘Demokratik Açılım’ın Barış Elçileri’dir!”(…)Sayfa 61:Terör Zanlısı olarak Fotoğrafım Çekiliyor!Ama devlete isyan etmenin aldığımız meslek terbiyesinde yeri yok.”Fabrika ayarlarımızda” böyle bir şey bulunmamakta.(…)Sayfa 63:Habur’dan Gelenlere Tören, TSK Komutanlarına Terörist Muamelesi!(…)Sayfa 65:Fiil Yok, Delil Yok, Ama “Fail” ve “Suç” Var!(…)Sayfa 65:İmzasız İhbar Mektuplarıyla TSK’nın 20 yılına Kilit Vurdular!(…)Sayfa 66:”Ergenekon Elbisesi Uymadı, Balyoz Verelim!”(…)Sayfa 71:İnsan Zekasıyla Alay: “Pastanede Darbe Partisi Yaptılar!”(…)Sayfa 75:Habercilik Kamuflesi ile Kanun Çiğneme İmtiyazı(…)Sayfa 76:Ama daha önemlisi, “bu mahkemelerin ellerindeki davaları bitirmek zorunda olmaları”dır. Yukarıda söylediğim gibi, bu mahkemeler yürürlükten kaldırılmış olduğundan, Ergenekon’da, Balyoz’da hukuka aykırılıkları nedeniyle lağvedilmiş mahkemelerce yargılama yapılmaya devam edilecektir. Bu nasıl bir hukuk anlayışıdır? Nasıl bir hukuk faciasıdır?(…)Sayfa 77:Çetin Doğan Paşa’nın Hilmi Özkök Paşa’ya Söyledikleri!(…)Sayfa 83:Milliyet gazetesinden Devrim Sevimay, Çetin Paşa’nın damadı Dani Rodrik ile bir röportaj yapmış. Bu röportaj esnasında Prof. Rodrik Taraf gazetesine aşağıdaki soruları sormuş: “Üzerinde ıslak, kuru veya elektronik hiçbir imza bulunmadığı halde taraf gazetesi ısrarla ‘Balyoz Harekat Planı’ adlı belgenin altında Çetin Doğan’ın imzası var diye yayın yapıyor…”(…)Sayfa 85: Neden Sekiz Sene Beklendi?(…)Sayfa 88:Polisin Savcı Olduğu DavaBozacının Bilirkişisi Şıracı(…)Sayfa 91:Yüksek Askeri Şura’ya Birinci Balyoz Tuzağı1 Ağustos 2010(…)Sayfa 93:YAŞ Bir Pazarlık Mı?(…)Sayfa 95:Yapılan aramada yüzlerce kişinin yasadışı dinlendiği anlaşıldı. Aralarında Çevik Bir ve İsmail Koçman Paşalar var.(…)Sayfa 96:Zamanın Genelkurmay Başkanı ise olabilecek en açık ve hiçbir şüpheye ve belirsizliğe yer bırakmayacak şekilde Balyoz diye bir şeyin olmadığını ifade ettiler.(…)Sayfa 97:”Balyoz” İddianamesinde “Terör Örgütü” Olan Ordu, Ergenekon İddianamesinde “Darbe Karşıtı”!(…)Sayfa 98:İddianamedeki SuçlarımSeminere katılmak.Ordu Komutanı Çetin Doğan ile aynı sırada oturmak(…)Sayfa 99:Tutuklamaya Karşı Çıkan Hakimin Başına Gelenler(…)Sayfa 105:Sağlık Karnem Pek Fena21 Haziran 2011(…)Sayfa 111:Aklıma Neyzen Tevfik geldi:”Bir hazakatzedeyim her yanımı tıp tepti benim40 katır tepse yıkılmazdı şu naçiz bedenim”Bugünkü halimize de şükür. Hiç değilse ayaktayız. Doktorlar sağ olsun.(…)Sayfa 120:Dönemin KKK, Hangi Darbe Girişimini Önlemiş?(…)Sayfa 121:Cevap basit, sahte CD’leri kim hazırlamışsa onlar…(…)Sayfa 125:”Yeni TSK”, “Yeni Anayasa”!(…)Sayfa 126:AB: İlle de “Yeni Anayasa”!(…)Sayfa 129:Devlet Güvenlik Mahkemeleri AB baskısıyla kaldırıldı. Gerekçe içinde askerlerin olması. Asker olsa ne olacak, o da ayrı mesele ya.(…)Sayfa 132:Siyaset etiğinden birkaç örnek vereyim:ABD’de; Kongre üyelerinin mesleklerini icra etmeleri, özel sektör şirketleri veya kuruluşlarda idarecilik veya yönetim kurulu üyeliği görevlerini para karşılığı yapmaları yasaklanmıştır.ABD, Kanada, Almanya, İngiltere, Japonya, G. Kore, Hollanda, Polonya gibi birçok ülkede…(…)Sayfa 134:Bizde durum nedir?Bunlar ülkemizde olabilir mi?(…)Sayfa 137:Silah Arkadaşlığı Bitti Mi?Sevgili TESUD Üyeleri,(…)Sayfa 139:TAI bu işin ucundan tutuyor. Boeing firmasına ortaklık teklif ettiğini okuyunca ANKA’nın akıbeti ne olur diye düşündüm.(…)Sayfa 140:Askerin Üzerindeki Sivil İşler!Okul tamir ediyor…(…)Sayfa 141:İmralı Adası’nın korumasını neden komando birliği yapar da polis özel harekat yapmaz?(…)Sayfa 142:Garnizon Komutanları Üzerindeki Sivil İşler Listesi(…)Sayfa 145:Yukarıda yazdım; 1 Mart Tezkeresi’nin TBMM’de oylanmasını Milli Güvenlik Kurulu toplantısından sonraya atarsanız, TBMM’de özgür iradenizle değil, MGK’dan gelecek sinyallere göre oy kullanacaksınız, yani sorumluluğunuzu tam olarak üstlenmeyeceksiniz demektir.(…)Sayfa 146:TSK’nın Türk Toplumunun Sosyal Hayatındaki Doldurulamaz “Sivil” Yeri(…)Sayfa 158:Güneydoğu ve Ortadoğu Yanıyor, Balyoz Mahkemesi Ateş Hattındaki Askeri Esir Alıyor(…)Sayfa 161:Mastır yapan astsubaylara kıdem verilmesi de mevzuat hazretlerine takıldı.(…)Sayfa 163:”43 Klasör belge bulundu” söylemi, tamamen kamuoyunu yanıltma amacıyla ileri sürülmüş yanlış bir ifade. Evet, 43 klasör var ama bunun 40 klasörünü polisin tespit tutanağı oluşturuyor.(…)Sayfa 163:Parad: Eskrimde, rakibin saldırısını karşılayıp boşa çıkarmak üzere yapılan kılıç kullanma hareketi.(…)Sayfa 164:Delil Karartan Savcılar, Delil Gizleyen Mahkemeler(…)Sayfa 170:Cem Uzan’ın cep telefonunu neden kırdığı gibi konuşulan konu ile hiç alakası olmayan alanlara çekmeye çalışıyor.(…)Sayfa 175:Farklı Hakimlerden Farklı Görüşlerİstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hakimi Yılmaz Alp yazdığı tahliye kararıyla delillerin toplanmasıyla ilgili olarak mahkemenin tam tersini söylemektedir:”Delillerin toplanmış olması itibariyle delillerin yok edilmesi, gizlenmesi ile tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması hususunda kuvvetli şüphe bulunmamaktadır.”(…)Sayfa 178:Suçlamada Atış Serbest Ama İspat Mecburiyeti Yok1 Şubat 2011(…)Sayfa 182:Tuncay Güney eli ile…(…)Sayfa 191:Cindoruk: 28 Şubat’ta Mağdur Da Yok, Yargılanacak Bir Şey De!” 192:Cindoruk: Şimdi isim vermeyeyim. Ama AİHM’den Fransız hukukçular gelip bana bu konuyu danıştı. Kendi sefaretleri aracılığıyla beni bulmuşlar. Yarın öbür gün AIHM bizi öyle ağır cezalara çarptıracak ki… Nitekim şu andaki hassasiyetleri o yönde. Anlamaya çalışıyorlar. Bu mahkeme oraya nasıl gitti diyorlar. Hatta Nürnberg Mahkemesi’ne mi benziyor diye sordu biri. Şunu da söyleyeyim; görevli hâkimleri isim isim eğitimlerine kadar biliyor, takip ediyorlar. Müthiş bir metodolojileri var.(…)Sayfa 193:TSK’ya Ancak Düşmanın Yapacağı Psikolojik Savaş Hakaretleri(…)Sayfa 203:”İtibarsızlaştırma Amaçlı Karakter İnfazı” KampanyalarıYeni Akit, Bugün, Samanyolu Tv, “Komutan ve Eşlerine 7 Yıldızlı Tatil Köyü”, 14 Aralık 2011(…)Sayfa 205:Yalanlarla Sürdürülen Linç Kampanyasının Dozu Artıyor13 Aralık 2011″Balyoz Sanığı Org. Saygun’un GATA keyfi”(…)Sayfa 210:Taarruz Karargaha Dayandı: TSK’nın Komutanı “Terör Örgütü Lideri” Olarak Tutuklandı16 Ocak 2012İlker Paşa…(…)Sayfa 217:Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserinin Dikkat Çektiği Hukuk İhlalleri(…)Sayfa 220:TSK’yı Yasadışı Dinlemekle Övünen İstihbaratçıların, Sabıkalıların, Adı Sanı Kimliği Meçhul Kişilerin Tanık Olduğu Yargılama(…)Sayfa 229:Kim ne derse desin, bu coğrafyada Kürtlere insanca muamele yapan, eşit davranan tek ülke Türkiye’dir. Suriye’deki kimlikleri bile yoktur. Yani yok kabul edilirler, vatandaş sayılmazlar, hiçbir haktan istifade edemezler. Irak’ta Saddam’ın yaptığı Halepçe katliamı henüz hafızalardan silinmiş değildir. Kürtleri birileri hep kendi menfaatleri için kullanmıştır. Özellikle de Amerikalılar. Kürtler’i Saddam’a karşı ayaklanmaya kışkırtmışlar, ayaklandıklarında ise yalnız bırakarak ezilmelerini sağlamışlardır. Böylece Kürtlerde “Amerikasız yapamayız” bilinci doğmasına çalışmışlardır.(…)Sayfa 230:Almanya da Kürt Kartına Oynuyor!(…)Sayfa 233:NATO’da AB’ye İltimas!Mesela NATO üyesi olmayan AB ülkeleri “Barış İçin Ortaklık (BİO)” üyeliği sayesinde giriş kartlarıyla NATO Karargahları’na hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan girerler, hatta uluslararası Askeri Karargah’taki çeşitli başkanlıklarda günlük çatışmalara katılırlar vs.(…)Sayfa 234:Türkiye NATO’da Yalnızdır!ABD; NATO’nun AB üyesi ülkelerini NATO bünyesinde tutabilmek için bu ülkelerin her istediklerine olumlu yaklaşmış, bu da Türkiye’nin NATO içinde yalnız kalmasına yol açmıştır.(…)Sayfa 234:ABD – AB Çekişmesi!Fransa, NATO – AB stratejik işbirliğine hep karşı çıkmıştır.(…)Sayfa 236:AB ne kendi kararlarına ne de NATO – AB Anlaşmalarına uyuyor!(…)Sayfa 236:Berlin (+) NATO ülkeleri: NATO Dışişleri Bakanları’nın 1996 Berlin Toplantısı’nda, AB üyesi olup da NATO üyesi olmayan ülkelerin etkinliklerine dahil olmalarına ilişkin bazı ilkeler belirlendi. NATO etkinliklerine “Berlin Artı İlkeleri” denen bu ilkeler çerçevesinde katılan ülkeler, “Berlin Artı NATO ülkeleri” adıyla anılmaktadır.(…)Sayfa 236:NATO – AB Stratejik İşbirliği Anlaşması’na göre, AB, NATO’nun herhangi bir imkan ve kabiliyetini kullanırsa, AB üyesi olmayan ülkelere otomatik olarak katılma hakkı çıkar. Bu tür faaliyetlere Kıbrıs Rum Kesimi ve Malta katılamazlar. Bunu AB baştan kabul etmiş ama daha sonra bunu delmek için akla hayale gelmeyen ayak oyunları yapmıştır.(…)Sayfa 238:NATO İçindeki Komplolar(…)Sayfa 242:ABD kontrolündeki İslam(…)Sayfa 247:Buyurun FMS Soygununa!(…)Sayfa 249:Bir Başka Komplo: Hudson Enstitü Semineri(…)Sayfa 273:AB “Türkiye’nin Önemini” Ortadoğu Karışınca Kavrıyor!(…)Sayfa 275:Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’nda İzlediği Dış Politikanın Dersleri(…)Sayfa 283:İsrail ve ABD, Türk – İsrail İlişkilerini Bilerek Mi Bozdular?(…)Sayfa 287:Füze Kalkanı eski bir hikaye!(…)Sayfa 291:Herhalde yabancıların eksen kayması dedikleri budur. Eksen gerçekten kaymışsa bunun sebebi AB’dir.(…)Sayfa 291:Batı, Çekindiğine Saygı Duyar!26 Şubat 2011(…)Sayfa 299:İhtiyaç Hasıl Olunca, “Türkiye NATO’nun ‘En Güvenilir Ülkesi’ Olur!(…)Sayfa 303:AB – NATO İlişkilerinde Yine ProblemÖnemli bir kriz de AB’nin de Afganistan harekatına katılmak istemesi ile yaşandı…Ortaya komik bir durum çıktı. Mesela Almanya’nın aynı yerde görev yapan hem AB hem de NATO askeri vardı ve AB şapkalı Alman askerlerine, NATO şapkalı Alman askerleri sahip çıkıyordu.(…)Sayfa 316:PKK’yı bir taşeron örgüt gibi kullanma daha sonraları Kürtleri kapsayacak hale gelmiş ve Çekiç Güç ile Kuzey Irak’taki Kürt devletinin temelleri atılmıştır.(…)Sayfa 319:”1 Mart Tezkeresi” ve “TSK’nın Liderliği” Konusu!(…)Sayfa 321:Türkiye’nin AB Hülyası ve Hüsranları!AB Kuralları Sadece AB Üyesi Olmayanlara işler!(…)Sayfa 324:Çünkü müzakere belgelerinde “irreversable (geri dönülemez)” diye bir taahhüde girmişiz. AB sizinle istediği gibi oynar ve oynamaktadır. Müzakere süreci budur. Müzakere edilen bir şey yoktur.(…)Sayfa 324:AB Hızla Başaşağı Gidiyor, Türkiye Kararını Gözden Geçirmeli!(…)Sayfa 326:AB Demek Egemenliğin Paylaşımı Demektir!(…)Sayfa 328:Güneydoğu: Terörden Ayaklanmaya!(…)Sayfa 339:PKK’nın Avrupa’da Üslenmesi Kandil’den Daha mı Az Tehlikeli?(…)Sayfa 348:Türkiye’nin İnsansız Hava Aracı Üretmesiyle İlgili Engellemeler!(…)Sayfa 353:Kuzey Irak Kara Harekatı Tam Bir Kahramanlık Destanıdır!(…)Sayfa 354:ABD’nin Bitmiş Harekatı “Bitirin” Diye Açıklama Yapmasının Sebebi!(…)Sayfa 359:”Uzun Tutukluluğu” 5 Yıldır Gündeme Getirmeyen AB ve ABD’ye 2011’de Ne Oldu?(…)Sayfa 360:ABD ve AB Ortadoğu’yu “Değiştiriyor”!(…)Sayfa 361:Karanlıkta Kalan Hususlar!Zamanın MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun: Balyoz diye bir plan hakkında bilgimiz yok dedikten sonra 1. Ordu darbeye hazır diye konuşma yapması.(…)Sayfa 362:Eskiden mahkeme heyetinin arkasında “HAK KUVVETİN FEVKİNDEDİR” yazardı.(…)Sayfa 362:Bazılarından, “Bu kadar sene hizmet ettiniz de ne oldu, sonunda sağlığınızı kaybettiniz, darbeci suçlamasıyla yargılanıyorsunuz. Bu kadar sıkıntı çekmeye değer mi?” şeklinde sözler duyuyorum. Cevabım tek kelimedir: Değer!(…)Sayfa 377:MAHKEME KENDİNİ ALLAH GİBİ GÖRÜYORÖzel Yetkili Mahkemeler lağv edilmiştir. Üst düzey siyasi yetkililerimizin söylemlerine göre bu mahkemeler yetkilerini aşmıştır. Uygulamada ölçüyü kaçırmışlardır. Yetki alanlarını kendileri genişletmişlerdir. Hatta kendilerini Allah gibi görüyorlar denmektedir. Bu ifadeler devletin tepesindeki kişilere aittir.Peki yetkilerinizi nasıl aştınız? Bu kadar ciddi ve sonunda kapatılmanızla sonuçlanan eleştirileri hak etmek için neler yaptınız? Yetki alanlarınızı nasıl genişlettiniz? Burada bahsedilen;- Sanık lehine olan delillerin iddianameye yazılmaması hatta saklanması ve iddianamede delillerdeki hususların tam tersinin belirtilmesi midir?- Sanıkların lehine yeni bir delil çıktığında kovuşturmaya yer yoktur kararının verilmesi kuralının uygulanmaması mıdır?- Yemin etmemiş bilirkişiye rapor hazırlatılması, bilirkişinin aylar sonra yemin ettirilmesi için karar alınması ve bu şartlarda hazırlanmış bilirkişi raporunun geçerli kabul edilmesi midir?- Delillerin huzurda tartışılması kuralının göz ardı edilmesi midir?- İddianame yazılabilmesi için önceden delillerin toplanması gerektiği şartının uygulanmaması mıdır?- Devletin temel kurumları değil de kim olduğu belli olmayan kişilerin yazdığı imzasız ihbar mektuplarının kanuna aykırı olarak esas alınması mıdır?- Sorgulama bitmeden Esas Hakkındaki Mütalaanın hazır edilmesi midir?- Sivil ve askere farklı hukuk uygulanması mıdır?- Bir ceza davasının olmazsa olmazı maddi değillere değil de kanaat, tahmin, yorum ve varsayımlara itibar edimesi midir?- T.C. Genelkurmay Başkanının terör örgütü başkanı ilan edilmesi midir yoksa Genelkurmay karargahına ve 1nci Ordu ya cunta, suç örgütü gibi fevkalade sorumsuz suçlamalarda bulunması mıdır?Ama daha da önemlisi, bu mahkemeler haklarındaki hukuka aykırılık tartışmalarına, görev ve yetkileri ile ilgili tereddütlere ve lağv edilmiş olmalarına rağmen, yargılama yapmaya devam edecekler ve bizi yargılamak görevleri bitince dağılacaklar, hukuken mevcut yanlışlıklar da ancak bizim davalarımız bittikten sonra düzeltilecektir. Konu bizatihi mahkemenizle ilgili olmamasına rağmen adil yargılanma açısından akla çeşitli sorular getirmektedir. Bu nasıl bir hukuk anlayışıdır? Nasıl bir hukuk uygulamasıdır? Nasıl bir hukuk faciasıdır? Lağv edilmiş mahkemelerle yargılama yapılması dünyanın neresinde görülmüştür?(…)Sayfa 384:Özetleyelim:Ortada delil yoktur, delil diye gösterilenlerin hepsinin sahte olduğu ispat edilmiştir. Ayrıca, ortada balyoz diye bir plan da yoktur. Olan bulgularda da imzalı tek sayfa yoktur. İddia makamının bilirkişi raporları muvazaalıdır ve karşılarında yirmiden fazla sanıklar lehinde yetkili kişi ve kurumların hazırlamış olduğu rapor bulunmaktadır. Sanıklar lehine delillere üç iddianamenin hiç birinde yer verilmemiş, tam tersine bu tür deliller saklanmış, bu iddianamelerin reddedilmesi gerekirken mahkeme tarafından kabul edilmiştir. Kanunlarımızın emrettiğinin aksine, hiçbir delil mahkemede tartışılmamıştır. Delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği araştırılmamış, çalıntı bulgular delil olarak kullanılmıştır. Dinlenen tanıkların hepsi darbe hazırlığı yapıldığı yolunda bir intibalarının olmadığını bildirmişler, soru işaretli birçok konuyu açıklığa kavuşturacağına inandığımız yeni tanık dinlenme taleplerimiz gene mahkeme tarafından reddedilmiştir. 1600 den fazla faulü olduğu belirlenmiş, bir kısmının hukuk öğrencisinin dönem ödevinden alınmış olduğu iddiaları yalanlanmamış bir iddianameler serisi ile yargılanmaktayız.İşte özet olarak Balyoz budur. Türkiye’de her cezaya bir suç bulunur söylemi ispatlanmıştır.Buna asrın davası diyenler, içinizdeki asker karşıtlığını kontrol ederek lütfen bir kere daha düşünün.(…)Sayfa 385:Suçsuzluğumuzu ve iddia makamının delillerinin sahte olduğunu yani olmayan bir şeyin olmadığını ispat etmek için her şey yapılmıştır. Bu davada ülkemizde suçsuzluğun da bir suç olduğu ispatlanmıştır.(…)Sayfa 385:Şerefle bitirilmesi gereken en zor ve en son görev ömürdür.Allah herkese akıl fikir versin.Söyleyeceklerim bundan ibarettir.Nokta.9 Ağustos 2018