YuvarlakDünya

Yuvarlak Dünya, ne kadar yuvarlak birde bizim açımızdan bakın

Genel

Yeni Karanlık Çağ ve/veya Neo Aydınlanma Çağ’ı nedir, ne değildir?!

Yeni Karanlık Çağ ve/veya Neo Aydınlanma Çağ’ı nedir, ne değildir?!”Üniteryenizm Hıristiyanlıktaki teslis inanışının aksine tanrının birliğini savunan Hıristiyan teolojisi hareketidir. Üniteryenler İsa’nın bazı bakımlardan ‘Tanrı’nın oğlu’ olduğunu kabul etmekle birlikte Tanrı olarak kabul etmezler.” dönemde Avrupa’da Katoliklik, Kalvincilik ve Unitoriusçuluk birbiriyle savaş halindedir. Hristiyanlık öğretisi olan Baba, Oğul ve kutsal Ruh kavramının aksine Unitoriusçuluk tek tanrı ilkesine dayanıyordu ve bu yaklaşımıyla Müslümanlığa yakınlık gösteriyordu. Unitoriusçuluğun kurucusu olan Michael Servetus (1511 – 1553) ‘Teslis Yanılgıları’ adlı eserinde, ‘bu inancı yaymak ve savunmak için Müslümanlığı ve Kur’an-ı tanık göstermiştir. İbrahim Müteferrika da birçok Katolik inancı saçma bulan Protestanlar’ın Unitorian Kilisesi’ne bağlıydı.’Tarihe Yön veren 100 Olay, Hürriyet, sayfa 339 ANALİZYeni Karanlık Çağ ve/veya Neo Aydınlanma nedir, ne değildir?!ABD, “savaş ekonomisi” ise Trump’ın yaptığı çok net!”Güvenlik ederi” üzerinden, sırça köşk’ün sakinlerini vergi ödemeye zorluyor.Nüans?!ABD, eskisi gibi “HAF” yani “oyun kurucu” değil ama oyun’dan da düşmüş değil!2007’den farklı olarak, Rusya, Çin, İran vb devletler yükselişte!Yani?!Kaybedecek çok şeyleri var!Siyasal İslamcı analistlerin iddia ettiği gibiyse hikaye, o zaman ABD’nin kaybedecek bir şeyi kalmadı ise süreç “kamikaze”!Yani?!Kaybedecek bir şeyi olan mı tehlikelidir yoksa kaybedecek bir şeyi kalmayan mı?!Başka?!Derin Avrupa, Trump üzerinden süreç’i ve/veya piyasaları sorguluyor:Neo II. Dünya Savaşı’nda kim ne kadar kaybeder, kaybetmeye hazır mısınız ve/veya II. Dünya Savaşı’nın kıyısından dönmek için kim ne kadar fedakarlık yapmaya hazır?!Vb.İstihbarat servislerinin işi “görünen gerçeklik” üretmek ise Putin gerçeklik’ini üreten Roma’nın “iki yüzlü” Alaman istihbarat “Tanrı”sı ise Trump da aynı adres’in bir başka yüz’ünde saklı ise final sahnesi çok net:Matrix üçlemesi’nden mülhem derin Almanlar tarih’te olduğu gibi bir kez daha kısırdöngü’ye girdiler.Büyük Savaş çıkar mı?!Çıkar!Tarih’te her ne yaşandı ise bir kez daha yaşanır mı?!Yaşanr!Trump da din üzerinden siyaset yapıyor!Erdoğan da, Ruhani de!İsrail de, Vatikan da!Karanlık’tan çıkış için “1776, 1789, 1923” ışığını takip et!Nokta….VAZİYETHaber şu:Ahmet Hakan: Reza’ya sahtekâr dedim diye mahkûmiyet aldım şu:Apo’ya artık ‘sayın’ demek serbest! “İbretlik” not:Altemur Kılıç:  Garip bir ayrıntı; Apo İmralı’da iken, kendisi hakkında “Cani-katil” dediğim için beni mahkemeye verdi, hakaret davası açtı. Bakırköy Savcılığından “Müşteki Abdullah Öcalan, sanık Altemur Kılıç”  diye celp aldım. Sonra kanun değiştiği için, dava düştü ve ben de “Aynı suçu bir daha işlememek şartıyla” kurtuldum! İşte aynı şeyi şimdi de, şeddeli olarak tekrarlıyorum. Belki Apo İmralı’dan çıkınca, beni gene dava eder de, aynı sözleri yüzüne karşı söylerim! Başbakan Erdoğan tarafından tazminata mahkûm edildiğim gibi, Apo tarafından da, tazminat ödemeye mahkûm edilmek “şerefine” nail olurum! şu:YOBAZ BOP?!Bu hadise’ler ne zaman, nerede, kimler baş’tayken yaşandı?!Mazi kalp’te bir yaradır.Nokta…..DURUMBir başka ip’teki cambaz: Canan Karatay! zamanların moda deyişiyle söyleyecek olursak bir başka “medya maymunu”!Misyon’u “gerçek gündem”i saklamak!Yeni (federal) Anayasa, tereyağ’ından kıl geçer gibi vatandaş’ın eli ile sandık’tan çıkıyor!Karatay “ekmek yemeyin” diyor.Ortaya attığı iddiaların yek’i doğru ise üç’ü tartışmalı, geriye kalan da safsata!Kaldı ki, gündem’e getirdiği konular’ın araştırmacısı değil, yayıcısı!Yani?!Başkalarının çalışmasını “gerçek / sabit bulgu” gibi kamuoyu ile paylaşıp gündem oluşturuyor!Ergenekon / Balyoz kumpas’ında ne kadar ayağı yere basmayan iddia var ise merkez medya nasıl haber yapıp gündem’in başköşesine oturttu ise Karatay’ın iddiaları da benzer hikaye!İp’teki cambaz!CV her şey değildir!İstihbarat desteklemese, Karatay’ın iddiaları medya’da manşet olur muydu?!Alan razı veren razı!Sanal ortam’da öyle gerçek iddialar var ki, toplum sağlığı bağlamında “medya” kaçını almış haberleştirmiş?!Nüans?!Neden Karatay gündem’de!?El cevap:Yobaz BOP’ta operasyon yek boyut’lu gelmedi!Sağlık da mühim mesele!İnsanlar’ın kafasını sağlık / beslenme ile meşgul edip, ana gündem’den kopartmak mümkün!Kaldı ki, eğitim’in hali ortada!İçi boşalmış “tabela”dan ibaret marka okullara ya da dil eğitimi veren paralı liselere kayıt yaptırmak için sıraya giren veliler hangi medya ile besleniyorlar?!”Neo Sevr” ne demek ve/veya 24 Haziran sandığını kaç kişi anladı?!Hasılı:Yobaz BOP’ta “gerçek gündem”i saklama operasyonu çerçevesi’nde, medya’da kimler, neler gündem yapılmış, açık arşiv ortada.Karatay bu süreç’te kullanılan yüz’lerden yek’i.Kaldı ki, psikolojik olarak da rahatsız, konunun uzmanı bir başka Dr’dan bu konuda katkı istenebilir!Ezcümle:Balık baş’tan kokar.Yarım doktor can’dan, yarım hoca iman’dan eder.Nokta….SÖYLEM’METREHer şeyi bilmek çözüm değil:Sn Mahmut, 63 te barišan Roma ve Ortodox kliseleri sürecin içinde/ise nerede? VatiKANsiz bir savaš oldumu dünya tarihinde? Saygilar(…)El cevap:Sayın Okur;Savaş’ın adı, “İstihbarat Savaşları”!Diğer savaş’lardan yek farkı, oyuncular “robot”!Yani?!Beşeri zaaf’lar (rüşvet, bal tuzağı, makam, kariyer vb) üzerinden avlanmış.Nüans?!İsrail’in genelkurmay başkanı Borsa’da oynarken açığa düştü, 2007 öncesinde.O sırada İsrail savaş halindeydi.İsrail’in Cumhurbaşkanı, Taciz / Tecavüz’den hüküm giydi, 2007 öncesinde!İsrail o sırada Büyük İsrail Projesi’nden kaynaklı hedefteydi.Cumhurbaşkanlığı makamı’nın sır’larını koruyamayan BİP’in sırlarını koruyabilir mi?!Kaldı ki, Siyonizm’in hikayesini yazan derin (nazi) Almanlar!Başka?!Vatikan’daki çocuk taciz ve tecavüzlerini ifşa eden haberler ortada!O zaman aynı soru yeni’den:Faş olanlar bir yana, faş olmayan tecavüz, eşcinsel ilişki, rüşvet vb CD’lerden kaynaklı hangi yüksek din adamları Vatikan’da “robot”!Türkiye’deki durum farklı mı?!İran?! 2000’li yılları yazılırken, dün’kü savaşlardan farklı olarak “istihbarat savaşları” diye başlık açılacak.Post modern harp ya da siber savaşlar.”Bakış açısı” değişmeden, klasik bilgiler ya da ezber üzerinden bakıldığında, bu kor’düğümden çıkmak mümkün değil!Her şeyi “Yaradan” bilir!Naçizane; biz, Milyon’da 1’iz, bilmemiz gereken ne ise onu en teferruatlı şekli ile bilip, öğrenip, en basit şekli ile anlatmaya özen gösteriyoruz.Süreç “open book” ama kor’düğümü çözebilene rastlamadık!Neden, niçin, niye?!Şampiyon olmak için milyonlarca dolar’ı futbol’a yatıran çok da, stratejik akıl’a, nitelikli katkıya gelince “sebil” niyetine…Ezcümle:Sorunuzu düz okuyup, cevap’ı şöyle nakşedelim:SSCB dağılmadan önce ya da dağılırken Ortodoks Kilisesi hangi saftaydı?!Amaç din ve mezhepler üzerinden savaş ise Vatikan da İsrail de aynı zemin (2. Dünya Savaşı) üstünde!Amaç din ya da mezhepler savaş’larına bulaşmadan çözüm’ü üretmek ise Vatikan da İsrail de aynı zemin (AB / 28 Şubat) üstünde!Neo sömürge yarışı ve/veya enerji savaşları kapsamında Alman’a sorduğunuzda, “İngiliz de böyle yaptı” deyip işin içinden sıyrılmak istiyor!Alman’ın misyon’u; İngiliz’in yanlışını tekrar edip, öldüren (zehir) acı üretmek midir?!Kaldı ki, BOP’ta, ne kadar yorgun İngiliz baş’ı var isehepsini derin Alman istihbarat avladı, besledi, obez yaptı, sistemi şeytan’laştırdı.Şimdi çürük sistem topyekun küre’nin güvenlik’ini tehdit ediyor.Alman da bu tablo üzerinden soruyor, “AB mi Neo 2’nci Dünya Savaşı mı?” diye!Uzun lafın hülasası:Kim kimdir”i ve/veya “Kim’in eli kimin cebinde”yi bilmeden çözüm üretmek imkansız ve/veya mümkün ise sahne MİT’in ya da  ”İngiliz Yahudi Kral (Rockefeller) öldü, yaşasın yeni Alman Yahudi Kral (Rothschild)”?! diyordu Makyavel, sır öğretisi’nde, “Kaos’u kendin yarat! Yarattığın kaos’ta önce kendini taraflara “hakem” olarak kabul ettir. Sonra da sorunu çöz, kahraman ol!”Hepsi ve daha ötesi şimdilik kaydıyla budur.SelamlarHM…Arşiv’den ALMAN ŞAKASI ÖrneğiKitabın adı: Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası / İKTİDAR Robert Greene & Joost ElffersAltın Kitaplar9. basım, Temmuz 2011623 sayfa28 TL(…)Sayfa 325:1925 yılı Mayıs ayında Fransız hurda metal işindeki en başarılı beş satıcı, Posta ve Telgraf Bakanlığı’nın genel müdür yardımcısı tarafından o zaman Paris’in en lüks oteli olan Carlton Oteli’nde düzenlenen “resmi” ama “son derece gizli” bir toplantıya davet edildi. İşadamları geldiğinde en üst kattaki gösterişli odada onları genel müdürün kendisi, Mösyö Lustigkarşıladı.İşadamlarının bu toplantıya neden çağrıldıklarına dair bir fikirleri yoktu ve meraktan çatlıyorlardı. İçkilerden sonra müdür açıkladı; “Beyler, bu büyük gizlilik gerektiren acil bir konudur. Hükümet, Eyfel Kulesi’ni yıkmaya karar verdi.” Satıcılar tam bir şaşkınlık içinde kısa süre önce haberlerde açıklandığı üzere kulenin tamir edilmesi gerektiğini dinlediler. Kule başlangıçta geçici bir yapı olarak inşa edilmişti (1889 Sergisi için), bakımı masrafı yıllar içinde çok artmış ve şimdi parasal krizin tam ortasında hükümetin kulenin tamiri için milyonlarca dolar harcaması gerekiyordu. Birçok Parisli Eyfel’in çok göze battığını düşünüyordu ve yok olduğunu görmekten memnun olacaktı. Zaman içinde turistler bile unutacaktı onu, fotoğraflar ve posta kartlarında yaşayacaktı. “Beyler” dedi Lustig; “Hükümete Eyfel Kulesi için bir teklif vermek üzere buraya davet edildiniz.”İşadamlarına üzerinde kulenin tonajı gibi bilgilere ait rakamların bulunduğu hükümetin başlığını taşıyan kağıtlar verdi. Adamlar hurdadan edecekleri karı hesaplayınca gözleri yerinden fırladı. Sonra Lustig onları beklemekte olan limuzine götürdü ve Eyfel Kulesi’ne gittiler. Resmi bir rozet göstererek onlara çevreyi gezdirdi, turunu hoş anekdotlarla süsledi. Ziyaretin sonunda onlara teşekkür edip dört gün içinde tekliflerini oteldeki odasına sunmalarını istedi.Birkaç gün sonra teklifler sunuldu ve beş tekliften birinin sahibi Mösyö P. teklifinin kabul edildiğini ve satışı güvence altına almak için iki gün içinde otele gelmesini ve 250.000 franktan (bugünün 1 milyon dolarına eşdeğer) daha yüksek bir çek (toplam fiyatın dörtte biri) getirmesini bildiren bir not aldı. Çeki teslim ettiğinde Eyfel Kulesi’nin sahibi olduğunu doğrulayan belgeleri alacaktı. Mösyö P. çok heyecanlanmıştı, ünlü bir nirengi noktasını satın alıp yıkan adam olarak tarihe geçecekti. Fakat elinde çekle otele gelene kadar bütün bu işle ilgili şüpheler belirmeye başlamıştı zihninde. Neden hükümet binası yerine bir otelde buluşuyorlardı? Neden diğer bir yetkiliden haber almamıştı? Bu bir dolap, bir hile miydi?Lustig’in kulenin yıkımıyla ilgili ayrıntıları anlatmasını dinlerken tereddüt etti ve geri çekilmeyi düşündü. Ama birdenbire müdürün ses tonunun değiştiğini fark etti. Adam kule hakkında konuşmak yerine düşük maaşından, karısının kürk manto isteğinden, çok çalışıp takdir edilmemenin ne kadar üzücü olduğundan yakınıyordu. Bu üst düzey hükümet görevlisinin rüşvet istediği Mösyö P.’nin kafasına dank etti. Ama bunun üzerindeki etkisi öfke değil rahatlama oldu. Artık Lustig’in gerçek olduğundan emindi, çünkü Fransız bürokratlarla daha önceki karşılaşmalarında hep rüşvet istemişlerdi. Güveni tazelenen Mösyö P. müdüre birkaç bin frank nakitle birlikte çeki verdi. Karşılık olarak etkileyici görünüşlü fatura dahil olmak üzere ilgili belgeleri aldı. Elde edeceği karın hayaliyle otelden çıktı. Sonraki birkaç gün içinde hükümetten bir haber beklerken bir şeylerin yolunda olmadığının farkına vardı. Birkaç telefon görüşmesi genel müdür Lustig diye birinin ve Eyfel Kulesi’ni yıkmak gibi bir planın olmadığını gösterdi. 250.000 frankın üzerinde parası dolandırılmıştı! Mösyö P. polise hiç başvurmadı. Tarihin en gülünç dolandırıcılığının başına geldiğine dair tek bir sözcük ortalığa ayılırsa nasıl kötü ünleneceğini çok iyi biliyordu. Halkın gözündeki küçülmenin yanı sıra iş hayatı açısından intihar olurdu bu.(…)SÖZÜN ÖZÜ:Mösyö “Lustig” diye biri yok!Operasyonu yapan Alman istihbaratı!“Lusting”, Almanca’da “eğlenceli, güldürücü, komik” anlamına geliyor.Alman şakasına örnek: da bir Alman şakası.Prusya Matruşkası.Dünya, istihbarat üzerinden “I Robot”! de gülünç değil!Hasılı:“Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir…”Friedrich Wilhelm NietzscheEzcümle:”Brexit Lustig”?!Nokta.9 Ağustos 2018