YuvarlakDünya

Yuvarlak Dünya, ne kadar yuvarlak birde bizim açımızdan bakın

Genel

En İyi İngilizce Öğrenme Tekniği: KO-KO Tekniği

İngilizce öğrenmek, birçok insanın hem isteği, hem de ihtiyacıdır. Çünkü İngilizce, dünya üzerinde en çok kullanılan dil olma özelliğine sahiptir. Ayrıca dünya üzerinde en çok ülkenin kullandığı dil de İngilizcedir. Ancak bu dili öğrenmek için kararlı ve aynı zamanda sabırlı olmak gerekmektedir. Ufak bir araştırma ile birçok kaynak, teknik veya size bu dili öğretecek bir öğretmen bulabilmek mümkündür. Bu gibi öğrenme uğraşları, kişinin bu konudaki kararlılığını gösterir. Fakat her konuda kararlılıkla veya tutarlılıkla yeterli olmayabilir. Gerçekten başarıya ulaşmak için güvenilir ve kesin bir yöntem tercih edilmelidir.
Ülkemiz dahil olmak üzere neredeyse bütün ülkelerde İngilizce öğrenmek için dil kursları bulunmaktadır. Bu kurslarda genel olarak 4 yetenek üzerinde durulmaktadır. Bunlar okuma becerileri, yazma becerileri, dinleme becerileri ve konuşma becerileridir. Bu beceriler, İngilizce öğrenme durumunuzu belirleyen etmenler olacaktır. Ancak yukarıda belirttiğim gibi her yöntem başarıya ulaştırmayacaktır. Peki başarıya ulaşmak için tercih edebileceğimiz en iyi yöntem hangisi? İşte burada KO-KO Tekniği devreye giriyor.
KO-KO Tekniği Nedir?
 
KO-KO Tekniği
KO-KO Tekniği, ismini “KORKUSUZCA KONUŞ” sloganından almıştır. Bu kelime dizisinin asıl sahibi çocuklardır. Yapılan araştırmalar sonucu en hızlı dil öğrenen yaş grubunun “çocuk yaş grubu” olduğu kanıtlandıktan sonra bu teknik ortaya atılmıştır. Yani İngilizceyi en hızlı ve en güzel şekilde öğrenen insan tipi, çocuklardır. Bunun sebebi sloganda verilmiş zaten. Çocuklar, öğrenmeye çalıştığı dili korkusuz bir biçimde konuştuğu için diğer insanlardan daha hızlı öğrenmektedir. Çünkü çocuklar, bu gibi konularda hata yapmaktan çekinmezler. Bunun en uç örneği turistlere ellerindeki ürünleri, malları satmaya çalışan çocuk esnaflardır. İletişim kurdukları insanlara karşı hata yapmaktan veya rezil olmaktan çekinmedikleri için oldukça hızlı bir şekilde öğrenmektedirler. Buradan çıkarılacak sonuç kesinlikle hata yapmaktan korkmayanların daha hızlı ve akıcı bir şekilde öğrenebildikleridir. Öğrenme sürecinde elbette hata yapacaksınız. Ancak bu hataları, öğrenmenin verdiği mutluluk ile görmezden gelmelisiniz.
Aslında bu tekniği en iyi şekilde öğrenmek için o dilin konuşulduğu bir ülkeye gitmeniz gerekmektedir. Orada yaşamak, sizin hem o dili öğrenmenizi, hem de dil içerisindeki tonlamaları ve deyimleri ezberlemenizi sağlayacaktır. Ancak bu konuda da çocuklar ön plana çıkıyor. Araştırmaları, projeleri bir kenara bırakalım. Herkesin gözüyle gördüğü bir olay ile de bu durumu açıklayabiliriz aslında. Günümüzden 25-30 yıl önce başka ülkeye taşınıp orada yaşamına devam eden insanlara bir bakalım. Orada birkaç yıl yaşayan çocukların, yıllarca orada yaşamış yetişkinlerden daha iyi konuştuğunu göreceksiniz. Elbette KO-KO Tekniği ile yapıyorlar bunu. Ancak bu durum, işin maddi tarafının daha ağır bastığı bir durumdur. Başka bir ülkeye gitmek, kendi ülkenizi, düzeninizi bırakıp oraya yerleşmek hem maddi, hem manevi açıdan oldukça zordur. Bu yüzden siz değil, başka ülkedeki yaşayan insanlar sizin yanınıza gelmelidir. Peki bu nasıl olacak? Elbette teknolojiyle, uygulamayla.
Bunun en büyük örneği Cambly adlı uygulamadır. Bu uygulama sizi ana dili İngilizce olan insanlar ile bir araya getirerek pratik yapmanızı sağlamaktadır. Elbette siz hangi ülkeye gitmek isterseniz, oranın İngilizcesini konuşan biriyle çalışmalısınız. Çünkü İngilizce ne kadar yaygın olursa olsun, her ülkede farklı aksanlarda konuşulmaktadır. İşte Cambly, size bu hizmeti de sağlamaktadır. Bu uygulama sayesinde siz hangi ülkenin İngilizcesini öğrenmek istiyorsanız, o ülkenin eğitmeniyle konuşabilirsiniz.
İşte KO-KO Tekniği, bu aşamalardan geçiyor. Kısaca İngilizce öğrenme imkanınız varsa öğrenmek istediğiniz dilin konuşulduğu bir ülkeye gidin ve Korkusuzca Konuşun. Eğer imkanınız yoksa teknoloji aracılığıyla bu işlemi yaparak Korkusuzca Konuşun.