YuvarlakDünya

Yuvarlak Dünya, ne kadar yuvarlak birde bizim açımızdan bakın

Genel

Muğdat Çelik’in geldiği noktayı bir başarı öyküsü olarak nitelendiriyorum

Transferi öncesinde ön yargıyla bakılan, sözleşme şartları görülünce de “iyi transfer” noktasına gelen bir futbolcu. Sözleşme noktası gerçekten de önemli. Biz bunun acısını geçmiş yıllarda çok çektik ve yeni dönemde maaş olayının altını ısrarla çizmeye devam edeceğim. Muğdat Çelik’in verdiği röportajdan önemli kesitler var, üzerine konuşmak isterim.”Hocam ne kadar süre verirse, oynatırsa veya oynatmazsa ben elimden geleni yapacağım. Oynattığı her dakika için elimden geleni yapacağımı düşünüyorum.”Galatasaray’a gelmeden önce çok daha cazip teklifler aldığını biliyorum. O ise ısrarla Galatasaray’ı bekledi ve kazandığı rakama da bakınca bu takımı ne denli istediğini görüyoruz. Bu forma altında en iyisini vermeye çalışacağından hiç kuşkum yok. Aldığı her dakikanın onun açısından kıymeti büyük olacaktır. Enerjisine, patlayıcı özelliğine güveniyorum.”Sistem gereği ikili forvet oynarsak forvetin yanında oynamaktan zevk alıyorum, orada daha çok istiyorum. Bu 4-3-3 olur hocam nasıl karar verir onun bileceği bir iş. Sağda da solda da oynarım, ortada ilerde fark etmez yani.”Geçen sezonun 2. yarısında müthiş bir çıkış yakalamıştı. İlk etapta Akhisar için de bir “rotasyon” futbolcusuydu. Geçen sezonun 2. yarısında ise Seleznyov’la birlikte yakaladığı iyi bir uyum var. Muğdat Çelik için “kanat” yorumları gelse de esas pozisyonu forvettir. Hatta Seleznyov’un arkasında sahte 9 gibi oynadı ve iyi bir kontra silahıydı. Türkiye Kupası’ndaki etkisi hala akıllarda. Tabii Galatasaray forması giymek farklı sorumluluklar gerektirecek. Muğdat Çelik ismi denildiğinde hep söylediğim gibi, bu adam kenardan geldiğinde müthiş bir enerji getirecek. Kanat veya forvet fark etmiyor.”En alttan geldim. Gençlerbirliği’ne gittim ilk başladığımda, altyapıya 14 yaşında transfer oldum. Bülent hoca gelmişti o zaman, beni o A takıma çıkartmıştı ama kendisi ayrıldıktan sonra beni de gönderdiler kiralık olarak Kastamonu’ya. Kastamonu’dan Bugsaşspor’a, Bugsaşspor’dan Çankırı’ya, Çankırı’dan Batman Petrol’e, Batman Petrol’den Nazilli’ye, yani hep 3’üncü Lig, 2’nci Lig’de oynadım. Nazilli’den sonra bir şampiyonluk yaşadık, oradan Balıkesir’e gittik 1’inci Lig’e, orada da bir şampiyonluk yaşadık ve Süper Lig’e çıktık. Orada Cihat hocayla birlikteydik, kendisi Akhisar’a gidince beni de yanına aldı. Oradan da Galatasaray’a geldik, nasip oldu.”2 yıl önce alt liglerde forma giyen bir futbolcuydu. Onu Akhisar formasıyla tanıdık ama iyi bir futbolcu olarak kabul etmemiz de birkaç ay içerisinde oldu. Şu an 28 yaşında ve ben bu tabloyu bir başarı öyküsü olarak nitelendiriyorum. Gençlerbirliği’yle Süper Lig deneyimi olsa da tutunamadı. Şimdi ise Galatasaray’a kadar uzanan bir öyküsü var. Burun kıvırmamak gerekiyor, çoğu futbolcu bundan feyz almalı. Kestirip atmamalı, yeteneğine inanan herkes çalışmaya devam etmeli. Hayallerin yaşı veya sınırı yok.