YuvarlakDünya

Yuvarlak Dünya, ne kadar yuvarlak birde bizim açımızdan bakın

Genel

Nermin Yıldırım – Misafir

”Hayat sırayla giydiğimiz bir hırkaysa bile, başkasının çıkardığı üstümüze bol geliyor. Bizden evvelkilerin tecrübelerini şıkır şıkır kuşanamıyoruz, herkes kendi ateşinde yanmak istiyor. ””Birine kalbinizi açıp içinizi döktüğünüzde,giderken sadece kendini götürmüyor,sanki size ait bir sırrı da yanına alıyor. O zaman artık yalnız bile değil eksik kalıyorsunuz. Sırf gideni değil,dökülüp kırılarak ortalığa saçılmamış eski halinizi de özlüyorsunuz.”Nermin Yıldırım en çok sevdiğim yazarların başında halay çeken biridir hal böyle olunca çıktığının ikinci günü koştura koştura gidip aldım ve okuyup hatmettim.Nermin Yıldırım bu kez bizi dünya halinde delirmiş ya da delirmeye yüz tutmuş bir Ev’e götürüyor. Bu Ev’de yaşayanların hepsi Misafir iken Başhekim diye adlandırdıkları kişi Baba ve hemşireler ise Abla diye çağrılıyor. Ev tuhaf kurallarla dolu,tuhaf ve katı kurallarla. Peki bu Ev diye nitelendirilen akıl hastanesinde yaşayan biri geçmişe biri geleceğe bakan Esin ve Rikkat. Rikkat bizi geçmişe götürürken, Esin gelecekten bize kendince neler olacağının haberlerini verir. Aslında hem dışarıdakilerin hem de içeridekilerin tek tek çıldırdığı yer yer mizah kaplı yer yer de buruk bir anlatımla bu iki kadının hikayesinin kesiştirerek bizlere yeni bir hikayenin kapılarını açmış yazar. Bu romanda incinen,gurur kırılan,acı çeken ama acısını hep bir beden büyük kalbinin ağırlığı içinde saklayanları yazmakla kalmamış yazar aynı zamanda yaşatmış da. Çok severek okudum bence siz de okuyun 🙂